Zaman Düşmanı Sosyal Medya

Sosyal medya gençler arasında sanal olarak adlandırılmaktadır. Sanal adını verdikleri sosyal medya dünyasında ise zaman öldürmek adına birçok aktivite ile oyalanırlar. Oyun oynarlar, facebook ve twitter adı verilen sosyal sitelerde vakit geçirirler, instagram üzerinden vakit geçirirler, Windows live Hotmail ile chat yaparlar vs. Zamanı boşa geçirmek adına sosyal medya üzerinden –gençlerimizin deyimi ile sanal alem üzerinden- birçok program, sayfa ya da site bulunmaktadır. Yapacak bir şey bulamayan gençler ise bu sayfa ve siteleri kendileri için vakit geçirme olanağı olarak görmektedirler. Ancak birkaç defa sosyal medya sitelerinde vakit geçirince bu seçim olmaktan çıkıp alışkanlık haline geliyor. Sosyal medya zaman ile toplumda bulunan bireyleri – özellikle gençleri- kendisine bağlayabiliyor. Bu bağlılık ise bir süre sonra genci ya da yetişkini yapması gereken işlerden alıkoyuyor. Tüm plan ve programlarını sosyal medyaya göre ayarlamaya başlayan genç birey zamanla tüm hayatını sosyal medya odaklı olarak yaşıyor.

Sosyal medya insanları kendisine bağlama sebebi ile aileler tarafından çoğunluk ile tepki görüyor. Gençlerin deyimi ile sanal alem bir süre sonra ders çalışması gereken gençlerimizin kitapların kapağını bile kaldırmadıklarını ve tüm zamanlarını sosyal ağlara harcadığını gösteriyor. Alışkanlık haline gelen sosyal medya da ya da sanal alemde yapılan gezintiler bir süre sonra çığrından çıkmaya başlıyor. Birey toplum ile iletişim kurmaktan neredeyse tamamı ile vazgeçiyor. Tüm zamanını sosyal ağlar da gezinerek geçinmek bireye daha eğlenceli ve daha cazip geliyor. Bu nedenle derslerinde ki başarı oranı ise zamanla kademe kademe azalmaya başlıyor. Derslerine çalışmıyor, okul saatlerinde bile ders dinlemeyip sosyal ağlara kavuşacağı anı dört gözle bekliyor. Bu nedenle ise aile içi tartışmalar başlıyor. Okulda ki başarısızlıklar da zaman ile bu tartışmalara eklenince genç birey vicdanen huzursuzluk duymaya başlıyor. Ancak alışkanlık haline getirmiş olduğu sosyal medya gezintilerinden ise bir türlü vazgeçemiyor. Yapması gereken tüm işleri bir sonraki zaman dilimine aktarmak daha cazip geldiği için sınavlara bir gün öncesinden çalışmayı kaçış yolu olarak görüyor. Ya da yapması gereken bir işi erteleyerek vaktini sosyal ağlarda gezinme ile harcıyor. Zamanın çok olduğunu işlerini sonra yapabileceğini düşünürken yapması gereken zamanda işi bitiremiyor ve bitiremediği için ise çevresindeki bireylere karşı utanç duyuyor. Bir şeylere geç kalmaya devam ettikçe pişmanlık da utanç duygusunun üzerine ekleniveriyor. Zamanını boşa harcadığının farkına zamanında varamadığı için ise bir çaresizlik de artı olarak hayatına davetsiz bir şekilde giriveriyor.

Bu yüzden sosyal medya pazarlaması, optimizasyonu kontrollü kullanılmadığı için gençlerin hayatında birçok olumsuzluğa ve geç kalınmışlığa sebep oluyor. Zaman geçtikten ve geç kalındıktan sonra ise genç bireyler büyük bir umutsuzluk selinin içerisine düşüyorlar. Kurtulmaya çalışırken belki de daha fazla battıklarının bile farkına varamıyorlar. Kontrollü kullanılamayan sosyal medya eşittir zaman düşmanı sosyal medya…